18/5/2008 · Kategori: siirler
özledim seni...
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
beynimi uyuşturuyor özlemin...
çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum
Yokluğun,
Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp
mütemadiyen bir boşluğa
Sabahları seni okşayarak başlamaları
aksamları her isi bir kenara koyup
seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
oynaşmalarımızı,
yürüyüşlerimizi,
sevimli haşarılığını,
çocuksu küskünlüğünü...
Nasılda serttin başkalarına karşı
beni savunurken;
ve ne kadar yumuşak
bir çift kısık gözle kendini
ellerimin okşayışına bırakırken
Gitmeni asla istemediğim halde
buna mecbur olduğunu görmek
ve sana bunları söylemeden
'git artık' demek
'beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk
kavuşacaksın mutluluğa'
demek sana nede zor
seni görmemek ve belki yıllar sonra
karsılaştığımızda
bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...
yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek....
Kalıcı Bağlantı
Yorum (3)
Yorum yaz!
|
Yine Yanlızım yine Bu dört duvar içinde Değişmiyor çok uzaklar Gece gündüz bi biçimde Seni düşündüm birde Bu gün gibi dünde Seni kokan giysiler bu gün yine üzerimde senin tenin benim huzur yerim Senin kokun nefes alma sebebim Ne yersin ne içersin Sadece kalbim bunu bilsin Sevgili bulduysan yokluğumda Dayanamam buna
Ne yersin ne içersin Sadece kalbim bunu bilsin Sevgili bulduysan yokluğumda Dayanamam buna
Ne yersin ne içersin Sadece kalbim bunu bilsin Sevgili bulduysan yokluğumda Dayanamam buna
| |
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
19/4/2008 · Kategori: isyanim
hersey okadar sahteymıskı .... ınsan sadece gormek ıstedıgı sekılde gorurmus... bunu da anladım sayende...bı ınsanı degıl 5 yıl 15 yıl gfecsede tanıyamamıyomussun.. hayatını paylastıgın kısı bıle olsa
sadece yazık demek gelıyo ıcımden...
YAZIK
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
8/3/2008 · Kategori: isyanim
ANLADIM
Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım..
Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım..
Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği
acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım..
Fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım..
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..
''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ''git'' dediğimde anladım..
Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,
Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni afetmeni ölürcesine istediğimde anladım..
Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (3)
Yorum yaz!
Günümüzde yüksek binalara geniş otobanlara sahibiz, fakat daha az karaktere ve daha dar bakış açısına.
Daha çok harcıyor ama daha az zevk alıyoruz.
Daha büyük evlere sahibiz, ama daha küçük ailelere.
Daha çok yapacak işlerimiz, fakat daha az zamanımız.
Daha çok bilgiye sahibiz, daha az doğru kararlar veriyoruz.
Daha çok ilacımız var, ama daha az sağlıklıyız.
Servetimizi çoğalttık, fakat değerlerimizi azalttık.
Çok fazla konuşuyor, çok az seviyor, ve çok fazla nefret ediyoruz.
Aya gidip geldik, ama sokağımızın karşısındaki komşumuza gitmekte zorlandık.
Dışımızdaki alanları fethettik, fakat içimize ulaşamadık.
Daha çok gelirimiz var, fakat daha az moralimiz.
Daha özgürce harcayacağımız zamanımız var, fakat daha az zevk alıyoruz.
Daha çok yiyeceğe sahibiz, fakat daha az besleniyoruz.
Her eve iki maaşın girdiği, fakat boşanmaların arttığı günlerdeyiz.
Daha iyi evlerin, fakat daha çok yıkılmış yuvaların olduğu zamandayız.
Bu nedenlerle şunları öneriyorum ;
Hiçbir şeyinizi özel bir an için saklamayın, çünkü yaşadığınız her an özeldir.
Araştırın, daha çok okuyun, verandanıza oturun ve hayranlıkla hiçbir çaba sarfetmeden sahip olduğunuz manzarayı seyredin.
Ailenizle ve arkadaşlarınızla daha fazla zaman geçirin, sevdiğiniz yiyecekleri yiyin ve beğendiğiniz yerleri ziyaret edin.
Hayat sadece yaşamı sürdürme değildir, zevkli dakikalardan oluşan bir zincirdir.
Kristal kadehlerinizi kullanın, en sevdiğiniz parfümünüzü saklamayın ve her istediğinizde kullanın.
Sözlüğünüzden "günün birinde" ve "bir gün" gibi kelimeleri çıkarın.
Ne zamandır düşündüğünüz mektubu yazın.
Ailemize ve arkadaşlarımıza onları ne kadar çok sevdiğimizi söyleyelim.
Hayatınıza zevk ve kahkaha katacak hiçbir şeyi ertelemeyin.
Her gün, her saat ve her dakika özeldir, ve siz bunun sizin için son olup olmadığını bilmezsiniz.
Eğer bu yazıyı sevdiklerinize gönderemeyecek kadar çok meşgulseniz ve kendi kendinize "birgün" nasılsa gönderirim diyorsanız, düşünün ki günün birinde onu göndermek için burada olmayabilirsiniz.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!
3/5/2007 · Kategori: terkidiyar
Özledim… Bazen sevdiğiniz insandan en güzel anlarda duyarsınız bu sözü, bazen bir arkadaş sohbetinde geçer eski günleri yâd ederken. Ama en çok yalnız kaldığınızda söylenir, sevdiklerinizi ya da geçmişi düşünürken. En zor özlem de odur hani; kalabalıkta olsanız da yalnız hissettiğinizde, gecenin bir vakti ay ışığıyla aydınlanmış odanızda, pencereden dışarıyı seyrederken, ya da yatağınıza uzanmış yağmuru izlerken söylenenlerdir. Günün yorgunluğu çökmüş, yoğunluğu geçmiştir artık; düşünecek çok şey vardır. Sevdikleriniz akla gelir önce, bir de geçen günler. Ne güzel günler geçmiştir, zaman su gibi akıp gitmektedir… Fark edersiniz ki aslında çok zamanınız olmuştur ve siz nasıl da kıymetini bilemeden harcamışsınızdır. En güzel sözlerin söylenmesi, en güzel sohbetlerin edilmesi, en güzel kahkahaların atılıp, en güzel düşüncelerin paylaşılması gereken o anlarda nedense onlar olmamıştır. Özlersiniz… Kızarsınız kendinize ama keşke demek değiştirmez gerçeği, bilirsiniz.
Zaman geçmiştir, ne sizi beklemiştir ne de bir şeyleri anlamanızı, geçmeye de devam etmektedir, beklemez sizi. Herşeye derman olan zaman, dertlerin de anası oluverir o kısacık zaman diliminde sizin için. Oflayıp puflar kendinize değil de dünyaya kızmaya başlarsınız; ama bilirsiniz.
Sonra aynaya bakar, ama görmezsiniz. O an gördükleriniz geçmişinizden karelerdir. Sevdiklerinizle beraber olduğunuz, gülüp eğlendiğiniz, sohbetlerin bol olduğu anlar; her neyse, hepsi de güzeldir ya önemli olan odur. Sonra birden yüzünüzü görürsünüz aynada, siliniverir o görüntüler, perde kapanıverir. Siz yine kızarsınız, bu sefer aynalara; ama bilirsiniz.
Bilirsiniz de acaba bildiğiniz nedir? Ya da bildiğiniz neye yarayacaktır? Bilirsiniz ki zaman geçmiştir, artık ne o sevdiklerinizle geçen o zamanlar geri gelecektir, ne de yaşayamadıklarınız. Yaşadıklarınızdan pişman olmazsınız da yaşayamadıklarınız acıtır içiniz çoğu zaman. Söyleyemediğiniz sevgileriniz, sarılamadığınız sevdikleriniz, dileyemediğiniz özürler, göremediğiniz yerler, koşamadığınız yollar, oturamadığınız yeşillikler, ya da edemediğiniz sohbetler, yağmurda bekleyemediğiniz sevgililer, seyredemediğiniz yağmurlar. Geçer gider önünüzden, acıtır içinizi. Neye yarar şimdi bunlar? Bakın dışarı; sevdiğiniz insanları göreceksiniz, ya da ıslanamadığınız yağmuru, ya da yakamozların kaynağı dolunayı, ne bileyim…
Ben de özlüyorum. Daha yeniye kadar geceleri gezdiğim yolları, oturduğum parkı, sessizliğini dinlediğim gölü, beraber oturup sohbetleriyle sabahladığım, yeri geldiğinde beraber hüzünlendiğim yeri geldiğinde beraber şarkılar söylediğim dostlarımı, bazen yağmuru bazen sokaktaki ışıkla aydınlanan yola düşen kar tanelerini izlediğim küçük penceremi, sevinçlerimi ve üzüntülerimi paylaşmayı, güneşin doğuşunu izleyerek bitirdiğim geceleri ve başladığım yeni günleri, beklediklerimi, eskimeyen o gözleri…
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!
3/5/2007 · Kategori: terkidiyar
Bir masal misali siliyorum seni düşüncelerimden...
Hayalin gölgem gibi peşimdeyken,
ben geceleri yasakladım kendime...
Zaman gün ışıklarıyla başlayıp bitiyor benim için...
Belki çaresiz,
belki acizim
ama başım bir KARDELEN gibi
dik ve ayakta olarak...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
17/4/2007 ·
neler oluyor bana tanrım.
içimdekilerin anlamını neden algılayamıyorum.
kendi kendime yabancılaşır oldum.
eger birseyler tukenmek ıcın varsa ben ne tukenmek ne de tuketmek ıstemıyorum.
kafam cok karısık.bu karmasalıgın ıcınde debelenip duruyorum
Yorum (3)
Yorum yaz!